Source

makale / Hamal değil Yazılımcı çalıştırma kılavuzu.rst

Hamal değil Yazılımcı çalıştırma kılavuzu

Öncelikli olarak sektörümüzde çok çalışan çok iş yapmaz. Hatta çok çalışan insan, plansız ve düşünmeye fırsat vermeden çalıştığı için verimsiz olur. Önemli olan çok çalışmak ise tamam ama önemli olan iş yapmak ise o zaman çok dikkatli olmak lazımdır.

İşverenler ve Yöneticiler Şunları ASLA unutmayın

Şirketinizin hiç bir uzmanlığı veya bilgi birikimi yoktur

Şirketinizin bilgi birikimi (know-how) çalışanlarınız üzerindedir. Ekibiniz giderse birikimiz de şirketiniz de gider. Bu birikimleri bir yere yazmış olmanız herhangi bir şeyi değiştirmez. Çünkü yeni başlayarak olanların da bunları öğrenmesi zaman alacaktır veya mümkün olmayacaktır.

Çalışanlarınızın gece uyuyamaması bile sizin sorununuzdur

Çalışanlarınızın iş dışındaki problemleri sizin sorununuz gibi görünmese de çözülmediği takdirde verim düşeceğinden dolayı sizin sorunuz olacaktır. Eğer iyi bir çalışan istiyorsanız, işlerinizin zamanında bitmesini istiyorsanız çalışanlarınızın her türlü (işle alakalı veya değil) sorunlarını çözmek sizin işinizdir.

Bizim işimiz ölçülebilir değildir

Bir yazılımcının kaç satır kod yazdığı veya bir doktorun kaç tane hasta baktığı o kişilerin işini iyi yaptığını göstermez. Belki müteahhitseniz yapılan duvarın yüksekliğinden çalışanların çalışıp çalışmadığını anlarsınız ama bizim sektörde durum böyle değil.

Çalışanların haklarını gecikmeden tamamıyla ödeyin

Maaşı geciken bir çalışanın başına bekçi bile dikseniz verim alamazsınız. Bu çalışan ile alakalı bir durum değildir. Dünyadaki çok istisna bir kaç insan hariç aynı anda iki şeyi düşünemez. Siz karar verin çalışanınız neyi düşünsün ? Ev kirasını ? Kredi kartı ödemesini ? Elektrik telefon gibi fatura ödemelerini ? Yoksa iş değiştirmeyi mi ?

İşverenlerin yaptığı hatalar

Tutmayacağı sözler verme

Bazı işverenler veya yöneticiler (özellikle kurumsallaşmamış yerlerde) iş yetişmediği zaman veya herhangi bir konuda sıkıntıya düştükleri zaman, zam, pirim, tatil vb bir sürü sözler vermekte ve bu sözleri tutmamakta/tutamamaktalar. Bunun sonucu olarak çalışanlarda işten/iş yerinden soğuma ve işverene güvensizlik oluşmakta ve iş performansı düşmektedir.

Mesai dışında toplantı

Bazı işverenler çalışma kaybı olmaması için toplantıları mesai dışına almaktadır. Bu işveren için mantıklı gibi görünse de aslında bütün sektörlerde verimi düşürecek bir şeydir. Evine geç giden bir insanın yarın işe dinlenmiş bir zihinle gelmesini bekleyemezsiniz veya öğle arası tatilini yediğiniz bir çalışanın öğleden sonra çalışmasını bekleyemezsiniz.

İzin Vermemek

Eğer çalışanlarınızdan birisi teknik bir seminere gitmek için izin istiyorsa ihtiyaç duyduğu ya da merak ettiği bir teknolojiyi öğrenme için izin istiyordur. Teknik seminerler deniz kenarında banklarda yapılmaz ve bilgi edinilmesi için ilgi gerektirir. Dolayısıyla çalışanınız aslında izin kullanmamıştır, çalışıyordur belki de işte olduğundan daha dikkatli ve istekli şekilde. Çalışanınızın bilgisi şirketinizin bilgisinin kümülatif toplamına katkı demektir. Eğer o izni vermezseniz çalışanınızın hışmına uğrarsınız. Kafası o seminerde olan çalışan asla işe konsantre olamaz.

Giriş çıkış saati kontrolü

Bu kontrol belki fabrikalarda kullanışlı bir yöntemdir. Ama bu sektörde çalışanı sıkmak dışında hiç bir işe yaramaz. Şunu unutmayın siz giriş çıkış saatlerini kontrol ederseniz çalışanlar da eder. Nasıl mı ? Bence bunu siz düşünün.

Çalışanların işlerini sahiplenme

Bu ise bir çok yöneticinin farkında olarak veya olmayarak yaptığı bir hatadır. Çalışanların yaptığı işleri yöneticiler kendileri yapmış gibi göstermeye çalışır.

Çalışanın işini küçük görme

Bu da başka bir hata. Sektördeki bir çok yönetici yaptığı işi bilmez ve kendince yorumlarda bulunur.

  • 3 satır kod ile çözersin
  • 5 dakikalık iş
  • Küçücük iş hala bitmedi mi ?
  • Çok basit bir şey

Yazılım işi boyacı küpü değildir, daldır çıkart olmuyor, olamıyor.

Çalışanın tüm mesaisinde işine odaklanmasını bekleme

Bu zaten mümkün değil. Hastalık dışında bir şeyi sürekli düşünemezsiniz. Şirketlerin monoton işlerde çalışanlarını göz önüne aldığımızda (örneğin şoför, hizmetli, sekreter...) gerçekte yapılan iş mesai süresinin yarısı tutmaz ama kimse de fazlasını beklemez.  Dikkatinizi sürekli odaklayarak 8 saat geçirebildiğinizi düşünebiliyor musunuz? İyi bir çalışanınız iyi olmak için sürekli makaleler okumak zorunda, sürekli yeni şeyler deneyip öğrenmek zorundadır. Siz bunlara onay vermezseniz en iyi çalışanınız ya iş değiştirecektir yada yarın vasat bir çalışan, ertesi gün vasatın altında bir çalışan olacaktır.

Bunu niye bilmiyorsun ?

Bu cümle de çok saçma bir cümledir. İşverenler çalışanlarına bildikleri için maaş öderler. Bilmediklerimiz için maaş ödemeye çalışsanız paranız yetmez

Çalışanı iş için sıkıştırma

Bir inşaatta müteahhitsiniz. Bu gün bitmesi gereken boya işi bitmediyse bunun için gözle görülür bir sebep bulabilirsiniz. Ama bizim işimizde değil. Gün boyunca debug (hata arama/ayıklama) yapıp hiç bir şey elde edemeyebiliriz. Buna da mantıklı bir sebep bulamayız. Belki de bizle alakası olmayan bir donanım arızası bile çıkabilir. Niye bitmedi diye sıkıştırmak yerine çalışanlarınıza yakın olup onların sorunlarını takip edin. Ne yapabileceğinize bakın. Eğitim eksiği varsa onları tamamlayın. Desteğe ihtiyaç varsa destek olacak birilerini bulun. Kod yazan kişi üzerinde baskı kurmak sadece özensiz ve kalitesiz koda bu da şirketinize daha fazla destek talebine neden olur, bu kısır döngüyü sakın unutmayın.

İşini erken bitirene diğerlerinin işini verme

  • Senin elindeki iş bitti şunun işini de yapar mısın ?
  • O zaman elimdeki işi bitirmeyeyim başkasının da işini yapacaksam.

İş arkadaşlarımıza yardımcı olmaktan hiçbirimiz gocunmayız. Zaten elimizden gelen yardımda da bulunuruz. Kendi işimi erken bitirmenin cezası olarak çalışmayan/işini bitirmeyen birinin işini almayı asla istemem. İşiniz ne kadar acele olursa olsun. Ne kadar önemli olursa olsun. Ben zaten yardıma ihtiyacı olan arkadaşım için elimden geleni yapıyorumdur. Bunun bir görev olarak verilmesi ise zoruma gider.

Kendini çalışandan daha akıllı görme

İnsanlar daha akıllı oldukları için yönetici ya da yazılımcı olmazlar, genelde bu farkı ortaya çıkaran sermaye ya da kıdemdir (Türkiye’de akrabalık daha önemli), o yüzden yanınızda çalışanlardan daha akıllı olduğunuzu sanmayın. ?

Gizli zam

Bu ilginç bir konudur. Kimi işverenler veya yöneticiler bir çalışan gelip zam istedi diye ona zam yaparlar ama bunu başkası duymasın o da istemesin gibi cümleler kurarlar veya bunu isterler. Sizce gün içerisinde 9 saatten fazla birlikte zaman geçiren insanlar arasında bir şekilde bu duyulmayacak mı?

Şirket içi mail grupları

Çok garip bir konudur. Çalışanlar arasında haberleşsin diye mail grubu kurulur. Grubun ilk üyeleri patronlar, müdürler ve diğer yöneticilerdir. Allah rızası için mantıklı düşünün. Yönetimin olduğu bir mail grubuna kim komik kedi videosu yollar ? Kim kullanır ?

Çok bilmişlik

Çalışanlarınızdan duyduğunuz bir şeyi zaten biliyormuş gibi yapmak size bir şey kazandırmaz. Zaten bunu size söyleyen insan bunu bildiğinizi düşünse size söylemez. Büyük ihtimalle de bilmediğinizi anlayacaktır. Eğer gerçekten biliyorsanız bile bunu sizinle paylaşan çalışanınızın kendini iyi hissetmesi için bilmiyormuş gibi yapmak çalışanınız ile ilişkilerinizi güçlendirecektir.

Yalan söylemek

Bu büyük bir günahtır. Sözünüzün hiç bir önemi kalmaz. Kısa bir hikaye. Adamın biri kız istemeye gitmiş. Müstakbel baba sormuş

  • Sigara içermisin ?
  • Hayır
  • Alkol ?
  • Hayır
  • Kumar ?
  • Hayır
  • Karı-kız ?
  • Hayır

. . . . . . . . .

En sonunda müstakbel baba sormuş
  • Oğlum senin hiç bir kusurun yokmu ?
  • Aslında ufak bir kusurum var. Birazcık yalan söylerim !

Sizce önceki konuşmaların ve sonraki olacak konuşmaların hiç bir anlamı kaldı mı ?

Arkadan konuşmak

Belki biraz ağır olacak ama arkadan konuşmak acizlik belirtisidir. Ayrılan bir personelin veya orada bulunmayan birisinin arkasından konuşmanız çalışanlarınız arasında size güvensizlik oluşturacaktır. Zaten konuştuğunuz şeyin eninde sonunda duyulacağını unutmayın. Duyulduğunda çalışanlarınız şunu düşünecektir: onun arkasında bunu konuşuyorsa benim arkamdan neler konuşuyordur ?

Sözleşme

Sözleşme iyidir ama çift taraflı faydalar içerdiği zaman. Bazı işverenler nedense sıkıştıklarında hemen sözleşmeye sarılıyorlar. Şirketinizi çalışanlarınızdan sözleşme yaparak koruyamazsınız. Önce şuna karar verin şirketinizi neyden koruyorsunuz çalışanlarınızdan mı ? O zaman yanlış kişilerle çalışıyorsunuz. Mevcut çalışanlarınızı sözleşme imzalamaya zorlamak sadece çalışanlarınızın kaçmasına sebep olur.

Sözleşmeler konusunda uyarılar

İnternetten bir sözleşme indirip buna çalışanlarınızı zorlamayın. İnternetten indirdiğiniz bir sözleşme size uymaz. Ne kadar uyduğunu düşünseniz de tüm iş yerleri birbirinden farklıdır.

Çalışanların haklarını da koruyan maddeler mutlaka olmalıdır. Bazı sözleşmelere bakarsınız çalışan şunu yapamaz, bunu yapamaz, onu yapamaz .... İşverenin yükümlülüklerinde yazanlara bakın: Maaşını ödemek, yıllık izin vermek. Sonra da çalışanlara derler senin haklarını ben koruyacağım bana güven miyormusun ? Madem korumaya bu kadar niyetlisin o zaman sözleşmeye yaz. Yoksa senin hakların diye bahsetme Zaten kanunun verdiği hakları işverenin yükümlülükleri kısmına yazıp işverene bu kadar yüklenen bir sözleşme, şirketinizi korumak yerine uzman yazılımcılarınızı hepsini kaçırarak batmanıza sebep olacaktır.

İşverenlere Öneriler

Bir çalışana güvenmiyorsanız onu çalıştırmayın.

Bir çalışanınızın işini iyi yapmadığını düşünüyorsanız bu konuda fikirlerinizi onunla paylaşın. Diğer yöneticilere sorun. Ama asla o kişinin işini iyi yapması için başına kontrol görevlisi koymayın. Zaten o kişi işini iyi yapmayacaksa yine yapmayacaktır.

Söz namustur

Söz verdiyseniz tutun. Neye mal olacak olursa olsun. Zaten siz sözünüzde duran bir patronsanız çalışanlarınız sizden söz verdiğiniz pirim için evinizi satmanızı beklemez.

Çalışanın hakkını hemen ödeyin

Benim cebimde de 50 TL var diyen işverenin bu cümlesi çalışan için bir şey ifade etmez. Eğer işverenseniz, sizin eve yürüyerek gitmeniz, çalışanınızı sizin aracınızla göndermeniz gerekir. Bu cümle kimilerinize ağır gelmiş olabilir, ama biraz düşündüğünüzde bana hak vereceksiniz. Size bir anımı anlatayım. Üniversiteden yeni mezun olduğum zamanlarda kardeşimin bir iş yeri vardı. Tüm iş yerleri gibi bazen ekonomik olarak zor zamanlar geçirirdi. Ama şunu çok iyi hatırlıyorum. Kardeşim kendi eve giderken cebinde minibüse verecek parası kalmasa bile çalışanın haftalığını verdi. Çalışan da bunu karşılığını verdi. Her gün daha erken gelip işini daha iyi yaptı, hatta ödeme olup kasada nakit olmadığı zamanlarda kendi birikiminden destek verdi. İşte siz de böyle vefalı çalışanlar istiyorsanız onlardan beklediğinizden daha fazlasını onlar için yapın.

Niçin çalışmıyor demeyin

Bir yazılımınız istediğiniz gibi çalışmıyorsa hatanın çoğu yazılımcıda değil sizdedir. Yazılımcı kendine verdiğiniz işi en iyi şekilde yapmaya çalışır. Siz ya işi yanlış vermişsinizdir ya da yanlış kişiye vermişsinizdir. Zaten yazılımcı bilerek hata yapmaz, buna siz zorlarsınız. Eğer yine de yazılımcının bilerek hata yaptığını düşünüyorsanız onu çalıştırmayın, yerine bilerek hata yapmayan yeğeninizi işe alın.

Akrabalarınızı işe almayın

Çalışanlar yanlarında bir patron akrabası görmek istemez. Zaten sizin akrabanız olanların bir çoğu da hak etmediği maaşı alacağı için diğer çalışanlarda moral bozukluğuna ve verimin düşmesine sebep olacaktır.

Çalışan her zaman haklıdır

Değilse bile kendine göre haklıdır ki bu yüzden karşınızdadır. Karşınızdaki insanı dinlerken o haklı şeklinde dinleyin. Kendiniz haklıysanız bile haklı olduğunuz anlatmaya çalışmak yerine bu konunun niçin soruna dönüştüğünü anlamaya çalışın ve onu çözün. Sizin haklı olmanızı anlatmanız bizim için hiç bir şey ifade etmiyor, hatta sorunu daha da büyütüyor.

Çalışanlarınızın reklamını yapın

Teknik olmayan toplantılara sıkıcı olmamak kaydı ile teknik elemanlarınızı da götürün. Onları tanıştırın. Bu hem onların kendini daha iyi hissetmelerini sağlayacak hem de sizi daha iyi anlamalarını sağlayacaktır (benim ne çektiğimi bilmiyorsun demek zorunda kalmazsınız). Buna ek olarak şirketinizin sitesinde veya bloğunda çalışanlarınızın kendi isimleri ile yazılar yazmalarına müsaade edin. Sosyalleşmek yazılımcılar için önemli bir sorundur. Bu hem dışarıdan bakıldığında şirketinizi büyük gösterecektir, hem de çalışanınızı geliştirecektir. Ayrıca siz de çalışanınızın nelerle ilgilendiğini takip edebilirsiniz. Başka bir örnek olarak web sitenizde çalışanlarınızın profillerini yayınlayın bu da hem sizin hem de çalışanlarınız için faydalı olacaktır. Rakip firmalardan veya büyük firmalardan örneklere bakın (https://www.dropbox.com/about , https://github.com/about/team gibi ).

Çalışanlarınızın eğitimine önem verin

Yüksek lisans yapabilmek için veya üniversite okuyabilmek için haftada bir kaç saat izin isteyen bir çalışanınız varsa engel olmayın, hatta destek olun. Unutmayın, çalışanınızın bilgisi, şirketinizin bilgisidir. Kimi ihalelerde projede çalışması gereken belirli bir akademik derece sahibi personel istendiğinde kiralık diploma aramak zorunda da kalmazsınız böylece. Hatta çalışanınızın eğitim giderini karşılamanız uzun vadede sizin için karlı bile olacaktır.

Çalışanlarınıza telefon, tablet, dizüstü bilgisayar, araç vb şeyler verin

Çalışanlarınızdan işi için ihtiyacı olanlara bunları vermek zaten görevinizdir !. Önemli olan işi için bunlara ihtiyaç duymayanlara bunları vermek. Ancak o zaman yaptığınız şey kıymetli olur, bir şeyler ifade eder. Çalışanlarınızın iş dışındaki etkinliklerine destek olun Kastettiğim şey onlarla halı saha müsabakası yapın değil !!. Yazılımcılar normalde çok sosyal değildir ve olmaları da zordur. Sonuç olarak bir süre sonra bu onların içine çökmesine sorunlarla baş edemez hale gelmesine sebep olmaktadır. Örnek olarak çalışanlarınızı bir spor salonuna üye yapın. Hem bedenleri sağlıklı olur hem de zihinleri. Zaten bunun size maliyeti çok düşüktür. Belki muhasebede gider olarak kaydedersiniz, belki toplu indirim alırsınız. Ama bunun karı size daha fazla olacaktır. Bu tarz etkinliklere de siz her zaman katılmayın (Hatta hiç katılmayın). Bırakın çalışanlarınız orada da sizin stresinizi yaşamasın.

Yeni mezunlara iş verin

Yeni mezunlara işe vermek şirketiniz açısından çok karlı bir iştir. Bu gün futbol takımları niçin altyapıdan oyuncu yetiştiriyor bir düşünün. Diğer bir açıdan yeni mezunlar uzman yazılımcıların hamallık olarak gördüğü bir çok işi yapacaklar ve bu işlerle kendilerini geliştireceklerdir. Aynı zamanda uzman ekibinizin işlerini rahatlatacak ve gerçekten önemli şeyler üzerine yoğunlaşmalarını sağlayacaktır.

Bir çalışanınızın iş aradığını fark ederseniz

Bu sizin için yıkıcı olabilir. Olaya farklı noktalardan bakın. Ama asla gidip iş arıyormuşsun demeyin veya gidip iş arama sitelerini modem/firewall üzerinden engellemek gibi bir gaflete düşmeyin. Öncelikli olarak çalışanın niçin ayrılmak istediği konusuna odaklanın. Çalışanın iş aramasının %90 sebebi yine yönetim veya şirket politikalarıdır. Kalan sebebi ise çalışanın yaptığı işten tatmin olamaması olabilir. Şunu unutmayın çalışanlarınız ömür boyu sizinle çalışmak zorunda değil.

Çalışanlarınızın ve onların yakınlarının özel günlerini takip edin

Çalışanlarınızın ve yakın akrabalarının nişan, düğün vb özel günlerine çiçek filan gönderin. Zor günlerinde yanlarında olun. Hasta olduklarında sadece izin vermekle kalmayın, mümkünse ziyaretine gidin veya çiçek filan gönderin . Bu tarz şeylerin sizlere pek maliyeti olmasa da çalışanlarınız muhtemelen bu yaptıklarınızı ömür boyu unutmayacaktır.

Geliştiricilerinizi kısıtlamayın

Yazılım geliştirme personelinizi herhangi bir IDE veya işletim sistemiyle kısıtlamayın. Tamam resmi olarak kullandığınız bir IDE ve bir işletim sistemi olsun ama Linux kullanırken daha rahat eden bir insanı Windows kullanmaya zorlamayın, Eclipse veya Netbeans ile rahat eden bir geliştiriciyi başka bir IDE ile zorlamayın.

Yeni birini işe aldığınızda

Mutlaka çalışanlarınız ile tanıştırın ve üzerine ek olarak kişinin iş tanımını, pozisyonunu ve sorumluluklarını içeren bir mailin tüm çalışanlarınıza ulaşmasını sağlayın. Yeni işe aldığınız çalışanınıza deneme süresinde dahi olsa bir kartvizit bastırmanız sizi batırmaz, ancak çalışanınız kendini daha önemli hissedip bunun karşılığını verecektir.

Ofisinizi taşıyacak olursanız

Öncelikli olarak şunu unutmayın: çalışanlarınız sizin hamalınız değil, taşınırken bir şirketle anlaşın. Gideceğiniz yerin altyapısını kurmadan taşınma işine kalkışmayın. Yer seçiminde mutlaka otopark sorunu olmayan, otoyol vb gürültülerden uzak yerler seçin. İş yerinizin önünde bir bahçe olması çalışanlarınız için bir rahatlama ortamı sağlayacaktır.

Eğer performans istiyorsan

Bir çok konu da olduğu gibi yabancı menşeli firmaların yazılım konusunda iyi işler çıkarttığı hepimizce aşikardır. Sadece işlerine değil bunu nasıl geliştirdiklerine de bakmak lazım. Yazılımla ilgilenen herkes mutlaka internete düşen, büyük firmaların çalışma ortamlarına bakmıştır yada çalışma şartları ve uygulamalarıyla ilgili kulağına bir şeyler çalınmıştır. Hafta içi izinler, esnek çalışma saatleri gibi bir çok imkan, bütün bunlar insanların daha iyi motive olabilmesi için çalışan odaklı düzenlemelerdir. Yazılım tamamen odaklanma ve beyin merkezli yapılan bir iştir. Şirketler çalışanlarını proje sürecinde desteklemek yerine özellikle ne kadar çok iş bitirirsek yada proje tamamlarsak ona göre çeşitli motivasyon telkinlerine yada küçük ödüllendirme tekniklerine başvurmayı denerler. Bunu gurubun bir sonraki işinde daha iyi çalışması amacıyla yaparlar. Fakat beyin yapısı ve çalışma mantığı biraz daha farklıdır. Eğer bir kişinin pozitif düşünce seviyesini çalışma öncesi artırabilirseniz,beyin negatif nötr veya stresli durumuna oranla zeka, yaratıcılığınız ve enerji seviyeleri yükselebilir. En son araştırmalara göre bu oran yüzde 30 seviyelerine kadar çıkmaktadır. Çalışanlarınızın motivasyonunu eğer yapılırsa-biterse gibi şartlandırma yerine mümkün olduğu kadar proje boyunca hatta işe başlamadan düşünürseniz aslında daha az zamanda daha fala iş ortaya çıkarılmasına yardımcı olursunuz.

Bilgilendirme toplantıları yapın

Çalışanlarınızla şirketin büyümesi, ilerlemesi, personel alımı ve düşünülen projeler vs hakkında genel bilgilendirme toplantıları yapın. Bu çalışanlarınıza verdiğiniz değerin göstergesidir, Yeni alınan personelin oryantasyon sürecini hızlandıracak ve diğer çalışanlar ve şirketi yetkilileri arasındaki mesafeyi azaltacaktır ve en önemlisi çalışanın kendisini dış kapının mandalı gibi görmesini engelleyecektir.

Bir insan bir iş yapar

Çalışanın unvanı neyse ona göre iş planı yapın. Bir geliştiriciye aynı zamanda analist aynı zamanda eğitmen ve hatta aynı zamanda sistem elemanı muamelesi yapmayın. Unvanı neyse o işi verin aksi halde yaptığı bütün işler yarım kalacaktır, kendisini geliştiremeyecek ve bir süre sonra performansa yönelik değilde iş bitirmeye yönelik iş yapacaktır buda bir süre sonra milyarlar harcadığınız proje çöplük olacaktır.

İş planı, analiz yapın

Bir projeye başlamadan önce analiz yapın doküman hazırlayın, süreyi belirleyin ve projelerinizi hayata geçirin. Kervan yolda düzülür mantığı güderek projeye başlamayın analizi tamamlamadan, ekibi oluşturmadan projeye başlamayın kesin yolda kalırsınız ve o proje bitmez.

Özel günler, Eğlenceler düzenleyin

Şirket işerinden bir nebze olsun çalışanlarınızı boğulmaktan kurtarın, gün içerisinde veya haftada bir kere meyve, tatlı, kuru yemiş gibi çalışanlarınızı sevindirecek yiyecekler dağıtın çalışanlarınızdan sürekli iş beklemeyin. Hafta sonu pikniği veya bir akşam eğlencesi düzenleyin. Bu tür yaklaşımlar çalışanların performansını artıracaktır. Endişelenmeyin aksi olmaz.

Çalışanlarınıza özel hayatlarında da yardımcı olun

Bizler projeler üretirken beynimizi kullanırız bunu yazılım dünyasında var olup ama halen olayın farkına varamayanlar için yazıyorum. Yazılımcı şirket içerisinde profesyonel bir ortamda çalışsa bile unutmamak gerekir ki herkes gibi çalışanınızın da bir özel hayatı vardır ve bu özel hayatı içerisinde stres, para, sağlık (aklıma gelen başlıcaları) gibi durumlar yaşayabilir ve buna bağlı olarak performansı düşer. Çalışanlarınıza bazı imkanlar sağlayarak özel durumlarında yardımcı olabilirsiniz mesela özel sağlık sigortası, avans, borç para ve taksitli ödeme gibi imkanlar hem çalışanınızı size bağlayacak hem kendi sıkıntısından kurtaracak ve kendisine verilen değeri anlayacaktır. Bu durum şirket içerisinde bir aile ortamı oluşturmak için de bir adımdır.

Son Tavsiye

Şimdi bir çok işveren diyecek ki bunları niye yapayım, çalışanları şımartmayayım, yüz verince astar isterler, insanoğlunu bir şeyler vererek doyuramazsın . . . . Bu bahaneleri geçin. Bakın büyük şirketler çalışanları için neler yapıyor ? Sanıyor musunuz bunları yapmayınca çalışanların verimi artar ? Bakın şunu asla unutmayın, sizin çalışanlarınız bilgi ve yetenekleriyle çalışıyor. Eğer siz onların kafasını rahat tutarsanız sizin işlerinizi düşünmek için daha çok vakitleri ve istekleri olur. İnternetten araştırın büyük şirketleri ofislerine bakın kararı kendiniz verin, büyük bir şirket olmak mı istiyorsunuz yoksa her gün daha da batan bir şirket mi ? Kısaca Siz çalışanınızı mutlu ederseniz sizin için çalışır. Mutlu etmezseniz kendini geliştirip bir yerlere gitmek için çalışır.

BURADAKİ YAZILAR HİÇ BİR BİLİMSEL ÇALIŞMAYA DAYANMAYAN ATMASYON BİLGİLERDİR. CİDDİYE ALMAYIN UMURSAMAYIN. İSTEDİĞİNİZİ YAPIN.

Eğer bu makaleyi geliştirmek isterseniz bitbucket hesabınızı kullanarak geliştirebilirsiniz

Yazarlar:

İsmail ÇAKIR
Gökhan KILINÇ
Muhammed YÜRÜRDURMAZ
Sinan COŞKUN